Bugün: 4 Nisan 2025 Cuma

SAĞLIK

"Bipolar Bozuklukta Tedavi ile Normal Hayat Mümkün"


"Bipolar Bozuklukta Tedavi ile Normal Hayat Mümkün"

Bipolar bozuklukta kişi, tedavi ile iş ve sosyal hayatını sürdürebilir Düzenli duygudurum dengeleyici tedavilerle atakların tekrarı önlenebilir Bipolar bozukluğun, manik ve depresif ataklarla giden arada tam düzelmenin olduğu bir ruhsal hastalık olduğunu belirten Atlas Üniversitesi Hastanesi Başhekimi, İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof

2,10 B

Bipolar bozukluk, manik ve depresif ataklarla karakterize eden, aralarda ise tam düzelmelerin yaşandığı bir ruhsal sağlık sorunudur. İstanbul Atlas Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Hülya Ensari, bu hastalığın tedavi edilmesi durumunda bireylerin normal iş ve sosyal hayatlarına devam edebileceğini vurguladı. Prof. Dr. Ensari, düzenli duygudurum dengeleyici tedavilerle atakların tekrarının önlenebileceğini ve hastaların tam iyilik hali ile yaşamlarını sürdürebileceklerini belirtti.

Bipolar bozukluk tanısı konan kişilerin tedavi edilmediği takdirde, sık tekrar eden manik ve depresif ataklarla karşılaşacaklarını ifade eden Ensari, tedavi edilmeyen bu hastalığın sosyal ve mesleki işlev kaybına yol açabileceğini de ekledi. Dünyada, işlev kaybı ile giden en yaygın ancak tedavi edilebilir hastalıklardan biri olduğunu belirtti. Bipolar bozukluğun tedavi edilmediğinde hastaneye yatışı gerektirebilecek kadar ciddi belirtilerle seyrettiğini hatırlatan Prof. Dr. Ensari, tedavi sürecinin önemine değindi.

Prof. Dr. Ensari, bipolar bozuklukla bağlantılı depresyon ataklarının, intihar fikri ve girişimleriyle sonuçlanabileceğini belirtirken, bu tür atakların en az bir kez manik atakla eşlik etmesini gerektiğini vurguladı. Depresyon atakları, yoğun yorgunluk, isteksizlik, yaşamdan tat alamama, uyku bozuklukları ve iştah değişiklikleri gibi belirtilerle kendini gösterir. Bu tür belirtiler 15 gün veya daha uzun bir süre devam ettiğinde, bireyde sosyal mesleksel işlev kaybı ortaya çıkabilir.

Manik ataklarda ise bireyde duygudurumda aşırı yükselme, enerji artışı, hareketlilik ve aşırı para harcama gibi belirtiler görülmektedir. Prof. Dr. Ensari, manik atakların hızla şiddetlenebileceğine dikkat çekerek, erken tedavi edilmediğinde psikoz belirtilerinin eklenebileceği uyarısında bulundu. Bu durum, bireyin gerçeklikten koparak kendisini tanınmış biri veya önemli bir figür olarak görmesine neden olabilir.

Düzenli tedavi ve takiplerin sağlanması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Hülya Ensari, bipolar bozukluğun tam düzelme sağlasa bile tekrar etme riski taşıdığını belirtti. Bu nedenle, geleneksel tedavilerin yanı sıra koruyucu tedavi süreçlerinin de hayata geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Mevcut psikofarmakolojik tedaviler, psikoterapi ve rehabilitasyon hizmetlerinin hastalar üzerinde olumlu sonuçlar verdiğini ifade eden Prof. Dr. Ensari, toplumda bipolar bozukluğa karşı olan damgalamanın da azaldığını ekledi.

Türk toplumunda, ruh sağlığı hizmetlerinin uygulanabilirliği konusunda yapılan çalışmaların artması, bipolar bozukluk tanısı almış bireylerin sosyal yaşamlarına adaptasyonunu kolaylaştırmaktadır. Türkiye genelinde her ilde bulunan Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM), multidisipliner bir ekip ile bipolar bozukluk tanısı olan bireylere ücretsiz hizmet sunmaktadır. Bu merkezlerde psikiyatristlerin, psikologların, hemşirelerin ve sosyal çalışmacıların yer aldığı ekipler, düzenli takip ve tedavi gerçekleştirerek hastalara rehabilitasyon sunmaktadır.

Sonuç olarak, bipolar bozukluk tedavisi için gerekli olan düzenli takip ve tedavi ile bireylerin, normal yaşamlarına devam etmeleri mümkün hale gelmektedir. Profesyonel destek almak, hastaların iyilik hallerini koruyarak sosyal işlevlerini artırmalarına yardımcı olmaktadır.